TAŞELİ

Uydudan Taşeli

Yandex.Haritalar´ın yardımıyla oluşturuldu

TAŞELİ TAŞELİ DEDİKLERİ ,

ŞU BİZİM TAŞELİ !

Taşeli’ni tanımak için öncelikle Taşeli Platosu, Taşeli Yarımadası ve Taşeli Yöresi kavramlarını doğru algılamamız gerekir. Coğrafi bir terim olan plato: Akarsular tarafından derin vadilerle parçalanmış düz veya hafif engebeli yüksek düzlüklerdir. Taşeli’nin yüzeylerini parçalayıp aşındıran ve derin vadilere bölen akarsuyun adı Göksu ve kollarıdır. Yüksek Taşeli düzlüklerini binlerce yıldır aşındırarak plato yapan Göksu ve kollarıdır. Göksunun akış yönü kuzeybatı-güneydoğu doğrultusundadır. Silifke delta ovasından Akdeniz’e dökülür.

Taşeli Platosu: Güney Anadolu’da Orta Toroslarda yer alır. Batıda Akseki, doğuda ise Mut-Silifke hattı ile sınırlanır. Göksu Havzası ile Orta Anadolu yüzünü ayıran sıradağlar, yani orta Toroslara giren son devamlı düzgün kıvrımlı sıradağlar kuzeydeki sınırı oluşturur. Konya ve Karaman ovaları tarafından yani kuzeyden bakınca ilk düzgün kıvrımlı sıradağlar platonun kuzey sınırlarını belirler. Platonun güneye bakan yamaçları hemen hemen 1000 metreye varan uçurumlar ile sahillere ( Anamur, Gazipaşa ve Alanya ) inerler. Buna karşılık kuzey hattı Göksu nehri hizalarında daha yumuşak bir inişle Orta Anadolu Bölgesi ‘ne bağlanır. Platonun üstü, coğrafi tanımına uygun bir şekilde 1200-1800 yükseklikte bir düzlüktür. Bitki örtüsü: köknar (ladin ), sedir (katran ), ardıç, andız gibi iğne yapraklılar ile dişbudak, şimşir, meşe, ahlat, alıç gibi geniş yapraklı ağaçlarla kaplıdır. Platodan deniz kıyısına gidildikçe dağ eteklerinde ve yamaçlarda karaçam, servi, kızılçam gibi iğne yapraklılar ile defne, zeytin keçiboynuzu, piynar meşesi ve fundalıklarla örtülüdür. Platonun kuzey taraflarında kara iklimi egemen olsa da güney kısımlarında Akdeniz iklimi görülür. Kıyıdan iç kesimlere doğru gittikçe dağ sıraları Akdeniz ikliminin etkisini engeller. İç kesimlerden kuzeye doğru yaklaştıkça karasal iklim kendini bütün özellikleri ile belli eder. Plato, Karamanoğullarının 1228 yılında buraya gelmesi ile birlikte Türkmenlere yurtluk yapmış, yazları hayvanları ile birlikte bu yaylaklarda barınmışlardır. Kışları ise Anamur, Alanya gibi kıyıda bulunan yerleşim yerlerine göçmüşlerdir. Burası konar göçer (Yörükler) insanların en çok bulunduğu yerlerden biridir.

Taşeli Yöresi: Antalya’nın doğusundan başlayarak kıyıda Alanya, Gazipaşa, Anamur, Bozyazı, Aydıncık ve Silifke’nin batı kesimleri ile iç kesimlerde Gülnar, Mut, Ermenek, Kazancı, Güneyyurt Başyayla, Sarıveliler, Göktepe gibi yerleşim merkezleri yer alır. Antik çağda bu yöreye Dağlık Kilikia da denirdi. Yörenini bitki örtüsü defne, zeytin,meşe, keçiboynuzu,zakum, mersin gibi dört mevsim yapraklarını dökmeyen maki grubu bitkiler ve fundalıklar ile çam,sedir, köknar, ardıç, andız gibi iğne yapraklı ağaçlarla kaplıdır. Yöre, “antik çağ “dan günümüze birçok kavimlere ev sahipliği yapmıştır. Yörenin yüzey şekli ve toprak yapısı çok kayalık olduğundan Taşeli denmiştir. Taşeli ormanları tarih boyunca Akdeniz ülkelerinin kereste ihtiyacını sağlamış, platoda dolaşan kıl keçiler yöre halkının ana besin kaynağı olmuştur. Plato keçiler için doğal bir yaşam alanıdır. Dağ eteklerinde üzüm bağları, meyve ve sebze bahçeleri halkımızın geçim kaynakları arasında yer alır. Son yıllarda yörede linyit ve mermer madenlerinin işletilmesi halkın yaşam düzeylerini yükseltmiştir. Günümüzde ise linyit işletmelerinin yanında dağ eteklerinde ve yamaçlarda elma, kiraz, ceviz, erik gibi meyvelerin tarımı yapılmaktadır. Patpat denilen Çapa motorlarının yörede kullanılması ile tarımda insanoğlu, hayvan ve insan gücünden çok daha güçlü bir güçle toprağı işlemeye başlamış ve yaşam düzeyini kısmen iyileştirmiştir. Ermenek Barajı’nın iklimi yumuşatması ürün türlerinin çeşitliliğini arttıracak beklentisi vardır. Baraj Gölü’nde, balık avcılığı ve su sporları vb etkinlikler yöreye farklı bir görüntü kazandıramaya aday gibi görünmektedir.

Anamur, Gazipaşa ve Alanya gibi kıyı kentleri yaz turizminin revaçta olduğu yerlerdir.

İlimiz Karaman, Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerinde toprakları bulunan bir ildir. Hem iç bölgeler bitki örtüsünü bozkır, hem de Akdeniz Bölgesine özgü maki’yi üzerinde barındırır. Karaman Ovası ve Toros kıvrımlarının iç kesimlerinde kara iklim hüküm sürdüğü hâlde Akdeniz’e yakın yerlerde Akdeniz ikliminin özelliklerini görürüz. Göksu üzerinde yapılan barajlar (Gezende,Ermenek, Balkusan barajları) iklimin yumuşamasını sağlamış ve bitki örtüsünde Akdeniz bitki topluluğunun özelliklerini daha belirgin olarak taşımaya başlamıştır.

Taşeli Yöresi’nde İçel, Antalya ve Karaman’ın toprakları olduğu hâlde, Taşeli Yarımadası’nda Konya ilinin de topraklarının olduğunu görmek lazımdır. Bu bağlamda Taşkent, Hadim, Bozkır gibi yerleşim birimleri ilk aklımıza gelenlerdir. Göksu’nun Hadim ve Bozkır topraklarında yapılan Avşar ve Bağbaşı barajları ve bu barajlardan Mavi Tünel kanalı ile Apa Barajı su savakları ile Hotamış Gölü ve çevresine aktarılacak olan sular yörenin çehresini değiştirecek boyutta bir (KOP ) projenin uygulanması hızla devam etmektedir. Yörenin arazi yapısı kalkerli ve taşlı olduğundan yağmur sularını yüzeyde tutmak çok zordur. Tarihi boyunca küçük su kaynakları önüne havuzlar, günümüzde göletler yapılarak sebze ve meyve yetiştirme çabaları devam etmektedir. Bunardan en önemlisi Sarıveliler Yaylası’na yapılan Çevlik Baraj gölüdür. İsale hatları bitmek üzere olan bu barajın suyu içme ve sulama amaçlıdır.

Yazımız özetlersek Taşeli Taşeli dediğimiz yerlerde, halk çetin ve yaşanması zor doğası ile kıyasıya bir yaşam savaşı sürdürerek yaşamlarını devam ettirmek için çalışmaktadırlar. Son yıllarda kendileri için ana besin kaynağı olan kıl keçilerini bırakmış görünseler de yeniden onlar doğru bir dönüş vardır. Kıl keçiler, Taşeli Yöresi halkının en temel besin kaynağından biridir.

Taşeli Yarımadası’nı özetlersek,

1. Tarih boyunca çeşitli kavimlere, deniz tarafından ve iç bölgelerden gelen tehlikelere karşı korunaklı bir yer olarak sığınak olarak kullanılmıştır. Bizans İmparatoru Zenon ( İzneboll-Büyükkarapınar - 457-474 ) Zenonopolislidir. Buradan Bizans’a giderek imparator 1. Leon’un yerine geçerek imparator olmuştur. Onun döneminde başta Ermenek ve çevresindeki kentlere ( kent ) çok büyük devlet yatırımı yapılmış ve imar edilmiştir. Osmanlılar zamanında Sarıkilise denilen ve döneminde büyük bir kilise olan Aziz Sokrates Kilisesi Büyükkarapınar yaylasındadır.

2. Türkiye’nin nüfus bakımından en tenha yerlerinden biridir.

3. Kıl keçilerinin doğal yaşam alanlarıdır.

4. Linyit ve mermer madenlerinin varlığı ve işletilmesi halkın yaşamanı iyleştirmiştir.

5. Çeşitli uygarlıklara mekân olmuş, ( Roma, Bizans, Karamanoğulları, ) önemli bir yerdir. ( tarihi ve turistik yerler bölümüne bakınız.)

6. Karamanoğullarının Anadolu’daki ilk yurtları ve merkezleridir. Araman Bey, oğlu Mehmet ve Mahmut Bey Balkusan’daki türbesinde yatmaktadır.

7.Ermenek Karamanoğulları Beyliğine ( 1230-1308 ) daimi, 1308’den 1485’e kadar ise siyasi dalgalanmalara göre Ermenek, Karaman ve Konya olarak değişik zamanlarda başkentlik görevini sürdürmüştür.

7. Geçmişte, Göksu ve kolları yöreye çok fazla bir şey vermediği hâlde, binlerce yıldır kereste taşımacılığında doğal su yolu olarak kullanılmış ve Ortadoğu ülkelerine kereste ihracında önemli bir rol oynamıştır.

8. Ermenek Barajı üreteceği elektrikle ülke genelinde çok büyük ekonomik değer yaratacağı gibi, Kaş’ı andıran doğa güzelliği, su sporlarının yapılmasına uygun ortam teşkil etmesi ile turizm açısından gelecek vaad eden bir merkez olmaya adaydır.

(ERÇEV’in Kuruluş Öyküsü, Dernekten Vakfa, Şimşek, Hasan, Ermenek Vakfı’nın Sesi, Sayı 1, Mayıs 1999)

© 2017, Ermenek ve Çevresi Kültür ve Sosyal Dayanışma Vakfı (ERÇEV)
Naature Teknoloji