Karacaoğlan ve Emine Keş Teyzeden Karacaoğlan Şirleri (01.02.2015)

KARACAOĞLAN


Karacaoğlan halk ve hak şairidir. Konya’da 1920 li yıllarında ilk tedrisat müfettişi Ali Rıza YALGIN, görevi nedeniyle gittiği Taşeli’nde Ermenek ve köylerinde ilk kez Karacaoğlan şiirlerini söylendiğini işitmiş, halktan derlediği dizeleri 18.07.1922 yılı Konya’da çıkan Babalık Gazetesinde yayınlamıştır.

1927 yılında Karacaoğlan’ı kitaplaştırarak ünlenmesine Sadedin Nüshed Ergun aracılık etmiştir. Daha sonra birçok yazar Karacaoğlan kakında kitap yayınlamıştır. Doğum ve ölüm tarihleri kesin olarak bilinmemektedir. Son zamanlarda Ahmet Kutsi Tecer gibi yazarlar 15.yy.lın sonu ile 16.yy.ın başlarında doğduğu yazıla gelmektedir.

Karacaoğlan yaşadığı Taşeli’nde halkın dilini, yaşayışını, giyim kuşamını, yaylaları ve dağlarını şiirlerinde kendine özgü benzetmeleri ve tasvirleri ile işlemiş ‘Aşık Edebiyatı’nda yeni bir çığır açmıştır. Taşeli’nde türkü söylemek yerine ‘Karacaoğlan çağırmak’ sözü yaygındır. İlk olarak bir şairin adı Taşeli’nde türkü olarak seslendiriliyor. Sevgilisi Elif seçilen Barçın Yaylası güzelidir.

Osmanlı Devleti, 1473 de Karamanoğulları’na Ermenek’in Mennan Kalesinde son verir. Taşeli halkını İstanbul, Ege Bölgesi, Anadolu’da Maraş gibi birçok illere, Kıbrıs ve Mora Yarımadasına, Hama, Humus, Rakka, Balkanlar, Doğu Karadeniz ve Kafkaslara kadar sürgün etmişlerdir. Bu sürgünler nedeni ile Karacağolan’ın şiirleri de oyerlere yayılınca, ezgileri çok beğenilmiş ve böylece Karacaoğlan her yörede sevildiğinden, Karacağolan’ın oralarda sahiplenilmesine neden olmuştur. Çünkü halk Karacaoğlan’nın Türkçe söylediği şiirlerinde kendini bulmuştur. Kacaoğlan konargöçer yaşamdan yerleşik hayata geçen bir Yörük, bir Türkmen çocuğudur.

İnsanlar sevdiğini dillendirmeden duramaz. Karacaoğlan, doğup büyüdüğü Taşeli’nde Barçın Yaylası, Perçem Beli, Kervan Yaylası, Emirler, Kabalak, Mamalu, Erenler, Aşık Köprüsü, Balkaman (Balkusan) gibi Taşeli’nde nice yer adlarını ve kadın giyim kuşamlarını, zülüf, kudmu, sarı edik gibi yöresel giysi ve yer adlarını şirinlerinde dile getirmiştir.

Sarıveliler İlçesi, “Geleneksel 7. Karacaoğlan Şenlikleri”nde Prof. Dr. Mikail Bayram Bey şöyle der; “Sarıveliler İlçesinde Karamanoğullarından kalan Ulu Camii Vakıflar Müdürlüğü tarafından restore yapılırken Karacaoğlan’ın mezarı ve mezar taşı bulunmuştur. Caminin önünde güney cephesinde belediye başkanı Hayri Samur’un gösterdiği Karacaoğlan’ın mezarı ve belediye tarafından korumaya alınan mezar taşında ‘Karacaoğlan’ın ruhuna fatiha’yazılı mezar taşı, eldeki veriler, kaynaklar, Başdere yöresinde bulunduğu bildirilen birçoğunu da okuduğum Mustafa Ertaş’taki cönklerde bulunan Karacaoğlan şiirleri de göz önüne alınınca Karacaoğlan’ı sahiplenmenizde bir mahsur yoktur.” demiştir.

Prof.Dr. Haşim Karpuz Bey, “Bu mezar taşı 15-16.yy. a ait olabilir.” demektedir. (S. 33)

Bu konuda düşünür yazar ve gazetecilerin yazdıklarından derledğim bazı örnekler ise şöyledir;

Halit BARDAKÇI, “Karacaoğlan şuralı veya buralı olmaktan ziyade Ermeneklidir. Şu da bir gerçektir ki, Toroslar, Ermenek ve onun güzel yaylası Barçın anayurtluk, yaylalık etmiştir.” (s.33)

Mehmet Çınarlı. “Karacaoğlan gibi bir şahin olsa olsa Ermenek’in dağlarında, yaylalarında yuva yapar.”der.

1927 yılında Sadeddin Nüshed Ergun, “Karacaoğlan’ın kendi çevresinde yetişmiş olduğunu iddia eden yerlerden, Ermenek gibi şehirler vardır.”diye yazar.

İrfan Ünver Nasrattınoğlu, “Karacaoğlan, Türkmen yöresi Taşeli’nden uzaklaştığı vakit sudan çıkmış balığa dönmüş ve en kısa yoldan Yörük Yaylası, Barçın’a gelmiştir. Karacaoğlan o yerlerin çocuğudur.”

Mevlüt Kaplan, “Konargöçer bir ozan, bir Türkmen’dir. Yerleşik hayata geçmiş Yörük, Taşeli’nin çocuğudur.”yazmaktadır.

Hasan Şimşek; “Bizim toprakların çocuğu Karacaoğlan”diye belirtmektedir.

Ahmet Özdemir, “Taşeli’nde gençliğe adım atan her delikanlı bir parça Kacaoğlan’dır. Bu Karacaoğlan’ın türküleri , Yunus’un ilahileri ile büyüdüklerinden kaynaklanmaktadır.”diye yazar.

Seyit Küçükbezirci, “Mustafa Ertaş’ı (40) yıldır tanırım. Karacaoğlan’ın Taşeli’nde yetiştiğinin bilincinde. Şek ve şüphe yok. Karacaoğlan o toprakların çocuğudur.

Hanefi Aytekin, “Karacaoğlan’ın Taşeli yöresinin insanı olduğu kaynaklar, gerçekler gözümüzün önüne seriliyor.”der.

Ahmet Tufan Şentürk,
“Bir türkü söyleniyorsa Toroslarda,
Söyleyen, ya Karacaoğlandır, ya dertli Kerem,
Bir söz ediliyorsa, aşk üstüne, sevda üstüne,
O sözü eden, ya Karacaoğlan’dır, ya ben.”

Doğrudan Doğruya
Mustafa ERTAŞ
Gazeteci, Araştırmacı Yazar
29.01.2015 KONYA


EMİNE KEŞ TEYZEDEN DERLENEN KARAC’OĞLAN DİZELERİ

(1943 ) yılında anamla, babamın dostları olan Barçın Yaylası’nın Tepeçayır yöresinde yaylayan Emine Keş teyze ye konuk olduk. Ben on yaşlarında idim. Emine teyze Gazipaşa’nın Karadigin Köyünde kışlayan yaşlı bir Yörük teyzemizdi. Bize Yörük yemeklerinin en güzel damak tadı olan larını yedirdi. Beni iki hörküçlü besereğe bindirdi. Size bir Karac’Oğlan okuyayım deyip şu dizeleri okudu. Bir yandan da babam Hacı Mustafa not alıyordu.Bu dizeler ilk defa yayınlanıyor.

Sabahleyin, duman çöktü serime,
Dağlar dayanamaz, ahu zarime,
Ayrı düştüm, dayanamam yarime,
Yandım ataşına, ölene kadar.

Sürme sandım, gara gaşlar eğildi,
Benim derdim, şu cihana yayıldı,
Demir çarık” geydim, oda delindi,
Sevgili(m) ELİF’i, bulana kadar.

Bu dert beni, teneşire götürür,
Çok yaşatmaz, birgün beni bitirir,
Benim yarim, bilmem nerde oturur,
Arayıp dururum,,ölene kadar.

Karac’oğlan, nere varır şu halin,
Kırıldı kanadım, tutmuyor kolum,
Azrail gelmiş de, istiyor canım,
Veremem, sevgilim gelene kadar.

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Mustafa Ertaş’ın 2009 yılında yayınlanan Karac’Oğlan kitabından alınmıştır

Üç güzel oğul der şöyle bir yiğit,
Söylediği sözü yola getirir,
Yiğit olan sırrın kimseye demez,
Kötü kalbindekin dile getirir.

Yalınız git,yoldaş olma yüzsüze,
Selam verme,erkansıza yolsuza,
Komşu olma, namussuza arsıza,
Akıbet üstüne, hile getirir.

Dilberin koynuna ,girsem görmese,
Bir dilbere, öğüt versem almasa,
Bir yiğit kendi miktarın bilmese,
Akibet başına, bela getirir.


Karac’oğlan der ki..her sözün haktır,
Yiğit olmayanın, yalanı çoktur,
Cehennem yerinde, hiç ataş yoktur,
Herkes ataşını, bile (kendi) götürür.(s.175)

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

 

Karac’Oğlan’ın Karamanoğulları diyarı Taşelin’den “İneyim gideyim Osman İline” dizelerinden örnekler

İneyim gideyim, Osman İline,
Sevdaya düşenler, yorulmaz imiş,
Herkes sevdığini,almış yanına,
Garibin hatırı, sorulmaz imiş.

Aştı gitti,soramadım boyunu,
Çene tutmuş,kaşlarının yayını,
Yeni bildim, güzellerin huyunu,
Gel demeyen, yere varılmaz imiş.

Yer değilim, karış, karış yarılam,
Su değilim, bulanıpta durulam,
Şu dünyada, sevdiğine sarılan,
Ahirette sual, sorulmaz imiş.

Her daim böyledir,feleğin işi,
Zehirden acıdır, engelin aşı,
Tırnağın var ise, başını kaşı,
Sağ gözden, sol göze fefa yok imiş.(1)

      (1)Kimseden kimseye vefa yoğ imiş.Nüsha.

Karac’Oğlan geldi, güzel kervanı,
Ben olayım,devesine savranı,
Fırsat elde iken, sürün devranı,
Kocalıkta devran, sürülmez imiş. (215)

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Karac’Oğlan’ın Sarıveliler İlçesi sınırları içindeki Barçın Yaylasıyla ilgili dizeleri

Barçın yaylasında,üç güzel gördüm,
Birbirinden üstün,şivga fidandır,
Aklım şaştı, garip belim büküldü,
Kaşlar hilal, gözler ahu cerandır.

Bellerinde gördüm,lahur şalını,
Yanakları, gülden almış alını,
Al sıktırma, kavuşturmuş belini,
Güzellere, bildim bunlar sultandır.

Üç kumrudur, su başında ötüşür,
Yol üstünde, bana seyran yetişir,
Yatışır mı, deli gönül yatışır,
Avcıyım ammonlar, benden şahandır.

Karac’Oğlan der ki, bu yer neresi,
Altınoluk, Pınarbaşı süresi,
İncebel’de, saçlarının turası,
Böyle selvi endam, akla ziyandır. (7-8)

Xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

 

 

 

Karac’Oğlan ‘ın Ermenek ilçesine bağlı Balkusan köyü ile ilgili şiiri

Kalk gidelim, Balkaman’dan yukarı,
Oturup durana, devlet yar olmaz,
Yiğidin bir başı, gezginci gerek,
Yiğit gezmeyince, adam olamaz.

Yiğidin bir başı, fıraklı gerek,
Sağ yanı, sol yana çıraklı gerek,
Beriden benzerden yürekli gerek,
Kötü kervan bozup kumaş alamaz.

Uyan Karac’Oğlan, gafletten uyan,
Atına binip de, gargına dayan,
Ölümden korkup da, sonunu sayan,
Ölür gider,yar koynuna giremez. (193)

XXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXXX

ÇOK İSTENEN MUSTAFA ERTAŞ’IN ERMENEK’E SESLENİŞİ

İsa’dan Musa’dan çok daha önce,
Oyma taştan evlerin var Ermenek,
Roma devri bir eyalet merkezi,
Tarihlere ışık tutan Ermenek

Germenicus denen ünlü insandan,
Adın konmuş çağlar önce Ermenek,
Bin yüz on beş yılı SELÇUKLU aldı,
Ebediyen türk yurdusun Ermenek.

Şu Taş-il’i NUR SOFİ’ye verildi,
Düşmanların yok edildi Ermenek,
KARAMAN BEYLİĞİ burada kuruldu,
İLK BAŞKENTİ ERMENEK’TİR ERMEENEK.

Oğuz boyu,Karamanlı yurdusun,
O asırlar parlak devrin Ermenek,
Karaman ve bütün beyler türbesi,
BALKUSAN’da sende yatar Ermenek.

Mehmet Bey’dir Türk dilinin aşığı,
Aşıkların kaynağısın Ermenek,
Larende’yi (Karaman) alıp,adını koyan,
KARAMAN BEY,sende doğdu Ermenek.

Bin sekiz yüz kırk beş birlik sağlandı,
Anamur,Karataş ilçen Ermenek,
Mut,Gülnar,Silifke sana bağlandı,
SANCAK,LİVA MERKEZİSİN ERMENEK.

 

 


Bunca köprü senin şanlı tarihin,
İl olmanı bekler güzel Ermenek,
İrem-nak tır adın “ Cennet Bahçesi”
Evliya Çelebi över Ermenek.

Aman bölünmeyin dostlar erenler,
Kuvvet birliktedir bilsin Ermenek,
Başdere,Başyayla hep birlik olun,
O zaman İL olur görün Ermenek.

Asfalt yolla,dört bir yana bağlansın,
Turistlerle dolup,taşsın Ermenek,
Tanınsın Dünya’da adı söylensin,
GÖKSU’YA BARAJLAR KURSUN ERMENEK.

Okuyanı fazla alimi çoktur,
Buz gibi suların akar Ermenek,
Yayla turizmine açılsın yören,
Bin bir derde deva,havan Ermenek

Mustafa ERTAŞ der ki,gelin birlik olalım,
Şahlansın,yücelsin bizim Ermenek,
Ararım cihanda,dengin bulunmaz,
Cennet misalisin,yeşil Ermenek.

DOĞRUDAN DOĞRUYA
MUSTAFA ERTAŞ
Gazeteci Araştırmacı Yazar
25.05.1965 SARIVELİLER

ERÇEV 01 Şubat 2015


Mustafa Ertaş (29.01.2015)

© 2018, Ermenek ve Çevresi Kültür ve Sosyal Dayanışma Vakfı (ERÇEV)
Naature Teknoloji